Site İçi Arama  
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

GEBELIKTEN KORUNMA

  Gebelikten korunmak için herhangi bir yöntem kullanmadan cinsel ilişkide bulunan kadınların % 80-85'i bir yıl içinde gebe kalır. Bu nedenle eğer bir süre ya da bundan sonra hiç bebek istenmiyorsa mutlaka etkili bir gebelikten korunma yöntemi kullanılmalıdır.

Her kadının istediği zamanda ve istediği sayıda çocuk sahibi olması en doğal hakkıdır.

Oluşabilecek gebeliğin geçici olarak önlenmesine tıp dilinde “kontrasepsiyon”, bu amaçla kullanılan yöntemlere de “kontraseptif” yöntemler denir.

Amaç anne ve doğacak çocukların sağlıklı olması ve çocuk sahibi olmak istendiğinde gebeliğin oluşmasıdır. Çünkü iki yıldan az aralıklarla yapılan doğumlar annenin vücut sağlığını önemli ölçüde bozmakta, gebelik sırasında riskleri artırmakta, hatta ara vermeden arka arkaya yapılan doğumlar anne ölümlerine dahi neden olabilmektedir.

Ayrıca sık aralıklarla doğan çocukların da anne karnında gelişmeleri tam olmamakta, düşük doğum ağırlıklı bebekler doğmakta, sakatlık oranı yükselmekte, bakımları güçleşmekte ve bebek ölümleri artmaktadır.

Elbette doğum kontrolü kadın sağlığına zarar vermeyecek yöntemler ile sağlanmalıdır.

Genel Anlamıyla gebelikten korunma yöntemlerini 2 grupta incelemek mümkündür;

1. Doğal korunma yöntemleri
2. Tıbbi korunma yöntemleri

Doğal yöntemlerin uygulaması kolay ve yaygın olmalarına karşın etkinlikleri azdır..

DOĞAL KORUNMA YÖNTEMLERİ NELERDİR ?

Ergenlikten başlayarak bir erkekte üreme yeteneği sperm üretiminin kesintisiz olmasına bağlı olarak sürekli iken, kadınlarda bu yetenek adet döngüsünün belli günleriyle sınırlıdır.

Kadında karın içinde bulunan yumurtalıklarda, ergenlik sonrası üreme hormonlarının etkisiyle her ay bir yumurta gelişerek belli günlerde döllenmeye elverişli halde karın boşluğuna atılır. Yumurtlama dönemi olarak tanımlanan bu günlerde, kadın vücudunda gebeliğe hazırlık olarak düşünülebilecek bazı belirtiler de olur.

Bu konuda bilinçlenerek doğurganlık belirtileri olan değişiklikler izlendiğinde kadınlar hangi günlerde gebe kalabileceklerini aslında anlayabilirler.

Gebelik istendiğinde bu günlerde cinsel ilişkide bulunarak gebe kalmak, istenmiyorsa da cinsel ilişkiden kaçınarak gebelikten korunmak olanaklıdır.

Doğurganlık Belirtilerine Dayalı Yöntemler

Adet döngüsü boyunca doğurganlık dönemlerinde rahim ağzından gelen akıntının tipi ve miktarı, rahim ağzının biçimi ve kıvamı ile vücut sıcaklığında değişiklikler olur.

-Rahim ağzından gelen akıntının tipi ve miktarı değişir.

Vajinada (hazne) çok kıvamlı olmayan, bol, şeffaf, kaygan ve iki parmak arasında uzayan bir akıntı olduğu günler (mukus uzaması), gebelik için elverişli günlerdir.

-Rahim ağzının biçimi ve kıvamı değişir.

Adet günlerinin bitiminde sert olan rahim ağzı yumurtanın olgunlaşmasından 4-5 gün önce yumuşamaya başlar, parmakla dokunulmak istendiğinde vajinanın üst bölümünde hissedilir, yumurtlama olduğu günlerde rahim ağzı iyice yumuşar ve zor ulaşılacak derinliktedir.

-Vücut sıcaklığı değişir.

Yumurtlamadan hemen sonra vücut ısısı biraz (yarım derece kadar) artar ve yüksek kalır.

Akıntının Niteliğini İzlemeye Dayalı Yöntem

.Adet kanaması tam olarak bitince birkaç gün vajinadan akıntı gelmez. Bu günler “KURU” günler sayılır.

.Kuru günlerden sonra yapışkan, koyu kıvamlı ve pürtüklü az miktarda bir akıntı hissedilir. Rengi sarı ya da beyazdır. Bu akıntı bazen fark edilemeyebilir.

.Yumurtlama günleri yaklaşırken akıntı artar, kıvamı incelir ve görünümü berraklaşır. İki parmak arasında uzayabilir. Vajinadan “ISLAKLIK” olarak hissedilen bu ortamda spermler rahatlıkla 3-5 gün yaşayabilir, rahim içine geçer ve yumurtayı dölleyebilirler.

Islak günler doğurgan günlerdir. Gebelik isteniyorsa düzenli cinsel ilişkide bulunulur, istenmiyorsa ilişkiye girilmez.

.Yumurtlamadan sonra akıntı yine değişir. Azalır, pürtüklü ve yapışkan olur. Vajinada yine KURU hissedilir. Bu ortamda spermlerin hareketleri güçleşir, rahim ağzından geçemezler ve yaşayamazlar.

Bu bulguları izleyerek gebelikten korunmak isteyenler üç ay süre ile yalnızca akıntılarını gözleyerek ve bulgularını kayıt edip gözden geçirdikten sonra korunmaya başlayabilirler. Bu sırada mutlaka bu konuda eğitim almış bir sağlık personelinin rehberliği gereklidir. Cinsel ilişki, sıvıların niteliğinin değişmesine yol açar, bu nedenle ilk ayda cinsel ilişkiye girilmez. Akıntı izlenemeyeceğinden adet kanaması sürerken de cinsel ilişkiye girilmemelidir.

Adet sonrası hiç akıntı olmayan KURU GÜNLERDE GÜNAŞIRI İLİŞKİ OLABİLİR. DAHA SIK İLİŞKİ OLURSA GEÇERLİ İZLEM YAPILAMAZ.

.Vajinada ISLAKLIK hissedilince cinsel perhize başlanır. İNCE KIVAMLI, UZAYAN, BERRAK GÖRÜNTÜLÜ AKINTIDAN SONRAKİ DÖRT GÜN EN TEHLİKELİ GÜNLERDİR.

.Tehlikeli günler geçince adet görene kadar olan cinsel ilişkilerde artık gebelik riski yoktur.

.Arada kanama olursa, bu günlerde ve kanamanın en az üç gün sonrasına kadar yine ilişkide bulunulmaz.

Yalnızca vücut ısısını ya da rahim ağzının değişimini izleyerek gebelikten korunma da olasıdır. Ancak bunlar etkililiği daha az olan yöntemlerdir.

Pratik ancak daha uzun süreli cinsel perhizi gerektiren ve takvime dayalı bir yöntem olan Standart günler Yöntemi’nde adet sıklığı 26 ile 32 gün arasında değişen kadınlar adet başlangıcından itibaren 8 (sekiz) ile 19. (ondokuzuncu) günler arasında cinsel ilişkide bulunmayarak ya da bu günlerde kondom kullanarak da gebelikten korunabilirler. Bu yöntem eskiden önerilen takvim yönteminin daha geçerli bir uygulamasıdır.

Doğurganlık Belirtilerine Dayalı Yöntemler ile Gebeliğe Karşı Etkili Bir Koruma Sağlanabilir mi?

Özenle doğru uygulandığında bu yöntemler elbette koruyucudur. Kurallarına tam uyulmadığı takdirde ise koruyuculuk çok azalır. Bu yöntemlerin kadın ya da erkek kondomu, diyafram, spermisit gibi bariyer yöntemlerle birlikte uygulanması etkililiği artırır.

Yumurtlama günleri bazı hastalıklarda, büyük sıkıntı ya da üzüntüler yaşandığında, tatil dönemlerinde değişiklik gösterebilir. Bu durumlarda izlem özel bir dikkat gerektirir. Genital yol enfeksiyonları varlığında akıntının niteliği değişeceğinden bu yöntemin uygulanması uygun değildir.

Emzirmeyle Korunma (Laktasyon Amenoresi)

Halk arasında süt koruması olarak adlandırılan yöntemdir. Doğumdan sonra ilk altı ay boyunca anne, bebeğini sadece anne sütü ile sık aralıklarla günde toplam en az 60 dakika emzirerek beslediği takdirde annede yumurtlama gerçekleşmeyebilir. Bu durumda cinsel ilişki olsa dahi gebelik meydana gelmez. Ancak bu süre sırasında adet kanaması görülür, ek gıdaya geçilir ya da anne emzirmeyi keserse bu yöntemin koruyuculuğu çok azalır. Bütün kurallarına uyulduğunda koruyuculuğu yüksektir. Emzirme ile korunmanın ilk altı aydan sonra mümkün olmayacağını bilmeli ve daha bu süre bitmeden mutlaka etkili ancak emzirmeyi etkilemeyecek bir yönteme geçilmelidir.

Geri Çekme(Dışarı Boşalma)Yöntemi

Cinsel ilişki sırasında vajina içine boşalma olmadan önce erkeğin cinsel organını kadının vajinasından çıkararak dışarıya boşalmasıdır. Bu yöntemin doğru uygulanabilmesi ve cinsel ilişkinin olumsuz etkilenmemesi için iki tarafın da bu konuda istekli ve kesin kararlı olması gerekir. Tam uygulanmadığında koruyuculuğu çok düşer.

Cinsel ilişki sonrasında gebelikten korunma amacıyla vajinanın yıkanması tamamen etkisiz bir uygulamadır. Vajinanın yıkanması doğal korunmasını bozarak enfeksiyonların oluşma riskini artırdığından kesinlikle önerilmez.

Doğal Yöntemlerin Vücutta Gebeliği Önleme Dışında Başka Bir Etkisi Var mı?
Hiçbir yan etkisi olmayan bu yöntemleri özenle uygulamak için çok bilinçli ve kararlı olmak gerekir. Eşle tam uyum sağlamadan kullanılamazlar.

Herhangi bir nedenle doğal korunma yöntemlerini uygularken kurallarına tam uyamazsanız ilişki sonrasında korunmak için en geç 72 saat içinde acil gebelikten korunma önlemlerinden faydalanmak üzere hekime başvurabilirsiniz.

UNUTMAYIN!

DOĞAL YÖNTEMLER CİNSEL YOLLA BULAŞAN ENFEKSİYONLARDAN KORUMAZ. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan korunmanın tek yolu cinsel ilişki sırasında kadın ya da erkeğin kondom kullanmasıdır.

Özetle, yaygın olan ama yanlış bilinen bazı noktaları hatırlatmakta yarar vardır.

Erkeğin spermleri kadın vücudunda 3 gün kadar canlı kalabilirler. Bu da takvim metodunun güvenilirliğini azaltmaktadır.

Spermlerin ilişkiden 2-3 dakika sonra rahim ağzındaki mukus adı verilen yapının içersine yerleştikleri ve rahim içine doğru yola almaya başladıkları bilinmektedir.Dolayısıyla ilişki sonrası vajinal duş koruyucu etkiye sahip değildir!..

Geri çekme yöntemi ise güvenilir değildir ve bireysel olarak çok farklılıklar göstermektedir.

Bu yöntemde başarısızlıklar % 30’lara varabilmektedir..

Dolayısıyla günümüzde modern ve etkili korunma yöntemleri uygulanmalıdır.

Bunlar Nelerdir ?

1. Prezervatif (kondom, kılıf)

Erkek spermlerinin vajinaya atılmasını, dolayısı ile sperm ve yumurtanın karşılaşmasını engelleyerek gebeliği önler. Bir başka özelliği de cinsel yolla bulaşan hastalıkların bulaşmasını engelleyen tek yöntem olmasıdır. (örn: AIDS, frengi, bel soğukluğu gibi.) Halk arasında kılıf diye de bilinir.

Cinsel ilişki öncesi erkek tarafından doğru şekilde kullanıldığında koruyuculuk oranı % 95 - 98‘ dir. Her bir prezervatif bir defa kullanılmalıdır. Sağlığa hiçbir zararı yoktur.

2. Vajinal engeller (diyafram, sperm öldürücü krem, köpük, fitil)

Diyafram rahim ağzına takılarak spermlerin içeriye geçmesini engeller. Sperm öldürücüler, vajinadaki tüm spermleri işe yaramaz hale getirir.

Diyafram ve sperm öldürücüler birarada ve doğru kullanıldığında etkinlikleri artar. İlişkiden önce kadın tarafından yerine yerleştirilir. Sağlığa bir zararları yoktur.

Tabletlerin erimesi için cinsel ilişkiden 10 – 15 dakika önce vajinanın derinine uygulanmaları gerekir. Etkisini tam gösterebilmesi için cinsel ilişkiden sonra da en az 6 saat vajina hiçbir sebeple yıkanmamalıdır. Vajinanın doktor tarafından önerilmedikçe, herhangi bir sebepten yıkanması doğal korunmasını bozarak enfeksiyonların oluşma riskini artıracağından kesinlikle önerilmez.

Doğru kullanıldığında oldukça etkilidir.

Her cinsel ilişki için uygulama tekrarlanmalıdır.

Anne sütünü etkilemediği için emziren kadınlar da kullanabilir. Bazı cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruyucudur

3. Rahim içi araçlar (RİA)(spiraller)

Rahim içine uygulanarak yumurtanın rahim içine naklini, spermlerin yumurtanın yanına gitmesini ve döllenme olsa bile rahim içinin özelliklerini bozarak döllenmiş yumurtanın yerleşmesini engeller. Çıkarıldığında doğurganlık kısa sürede geri döner.

Spiraller rahim içinde 1 - 5 yıl kalabilir. Genellikle ucunda ip bulunan plastik veya metalden yapılmışlardır. Bazı RIA'lar bakır veya progesteron hormonu içerir. Genital organ enfeksiyonlarıyla olan ilişkisi nedeniyle, RIA kullanımında tartışmalar olmuştur. Eğer yoğun adet kanaması yaşıyorsanız, üreme organlarından herhangi birine ait (yumurtalık, rahim, tüpler) bir enfeksiyon veya dış gebelik öykünüz varsa doktorunuzla RIA kullanma riskleri konusunda konuşmalısınız.

Yan etkileri azdır, kontrolleri düzenli olarak yapılırsa 10 yıl süre ile % 98 oranında korur. Bugün en sık olarak bakırlı spiraller kullanılmaktadır. Hormon salan (progesteron) tipleri de vardır ama özel amaçlarla tercih edilirler.

Spiral Nasıl Kullanılır?

Uzman hekim tarafından spiral rahim içine yerleştirilir. Genellikle gebelik ihtimalinin çok az olduğu ve rahim ağzının hafifçe açıldığı dönem olduğu için adet döneminde takılır. Takılması genellikle birkaç dakika alır.

Takıldığı zaman nadiren kramp tarzında ağrı hissedebilirsiniz. RIA takıldıktan sonra, rahim içinde olduğundan emin olmak için, ipini kontrol ediniz. Aynı zamanda birkaç kez adet döneminden sonra da ipini kontrol ediniz. Bunu parmağınızı vajen içine sokarak, rahim ağzı yakınında ipi hissederek yapabilirsiniz. İpi hissettiğiniz sürece spiral normal pozisyonundadır ve gebe kalma ihtimaliniz çok azdır. Eğer sert plastiği hissederseniz, doğru yerinde değildir. Değiştirmek için hekiminize başvurmalısınız.

İlk birkaç ay içinde RIA siz farketmeden çıkmış olabilir. Bu nedenle ilk aylarda her ilişki öncesi RIA'yı kontrol ediniz. RIA, 1 - 5 yıl kullanılabilir. Genellikle progesteron içeren RIA'lar 1 yıl sonra değiştirilir. Bakır içeren RIA'lar ise 5 yıl kullanılabilir.

Spiralin süresi dolduğunda, bir sorun yoksa yeni bir spiral eskisi çıkarıldıktan hemen sonra takılabilir. Rahimin bir süre dinlendirilmesi gibi bir kavram geçerli değildir.

Eğer;

• İpi hissedemezseniz,
• Kötü kokulu vajinal akıntı,
• Özellikle ilişki sırasında ciddi, beklenmedik karın ağrısı,
• Nedeni belli olmayan ateş,
• Gebelik belirtileri varsa,

Bu gibi durumlarda hemen doktorunuzu aramalısınız.

Spiral kullanırken gebe kalınabilir mi ?

Nadiren spiral yerindeyken de gebelik oluşabilir. Böyle bir durumda oluşan hamileliğin düşükle sonlanma olasılığı %50'dir. Ancak gebelik fark edildiği anda spiral çıkartılırsa bu oran %25'e düşmektedir.

Dolayısıyla böyle bir durum fark edildiğinde yapılacak şey spiralin çıkarılmasıdır. Ancak çıkarılma işlemi esnasında sorun oluşabileceği ve gebeliğin bundan az olasılıkla da olsa zarar görebileceğini kişi bilmeli ve bu olasılığa hazır olmalıdır.

Gebelik devam ettiği halde spiralin çıkartılmaması ise anne adayının hayatını tehtit edebilecek düzeyde bir enfeksiyon riskini de beraberinde taşır. Bu nedenle eğer spiralin ipi görülemiyorsa ya da ultrasonda yeri saptanamıyorsa kürtaj da düşünülmelidir.

Gebelik devam ederken spirali yerinde bırakmak amniyon zarının erken açılması riskini de beraberinde getirir. Bu durumda da erken doğum kaçınılmaz olacaktır.

Spiral ne zaman uygulanmamalıdır ?

* Gebelik kuşkusu varsa

* Yeni geçirilmiş, ya da tekrarlayan jinekolojik iltahap varlığında

* Teşhis konulmamış vaginal kanama varsa

* Rahim anatomisinde bozukluk varsa

* Büyük myomlar varsa

* Kronik bağışıklık yetmezliği

* Bakır alerjisi varsa (bakır içeren spiraller için)

* Wilson hastalığı varsa(bakır içeren spiraller için)

4. Hormonal yöntemler (doğum kontrol hapları, iğneleri)

Hemen hepsi, yumurtlamayı durdurur, rahim ağzı tıkacını kalınlaştırarak spermin rahim içine girmesini engeller, rahim içi zarını inceltirler.
Haplar kadında doğal olarak bulunan kadınlık hormonlarından ikisini (östrojen ve progesteron) içerir.

Haplar ağızdan alınır, 21 ile 25 gün kullanılanları vardır.

• Her gün düzenli alınması gerekir.
• Doğru kullanıldığında çok etkilidir.
• Adetin ilk beş günü içinde, tercihen ilk günü alınmaya başlanmalıdır.
• Adet öncesi gerginliği ve adet sancılarını önler.
• Rahim ve yumurtalık kanserlerine karşı koruyucudur.
• Adet kanamalarının miktarını azalttığından bu nedenle oluşabilecek kansızlığa karşı koruyucu etkileri vardır.
• Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan (HIV/AIDS, hepatit-B, frengi, bel soğukluğu, klamidya gibi) korumaz.
• 35 yaş ve üstünde olup, sigara içen kadınlar hapla korunacaksa sigarayı bırakmalıdır.
• Anne sütünün miktarını azalttığı ve yapısını değiştirdiği için emzirirken kullanılmaz.
• Bırakıldığında ertesi ay doğurganlık geri döner
• Genç ve sağlık problemi olmayan bayanlar için ideal bir seçenektir.
• Son yıllardaki araştırmalara göre 5 yıldan fazla kullanılması ise çok uygun değildir.

Hapların alınması unutulursa ne yapılmalı

Bir hap unutursanız;

Kaçıncı hap olduğuna bakmaksızın unuttuğunuz hapı hatırladığınızda hemen için ve o günün hapı dahil diğerlerini her gün almaya devam edin. Bir sorun olmayacaktır.

Birden fazla hap unutursanız;

Unuttuğunuz haplardan birini hemen alın, diğerlerini paketten atın, kalanları her gün almaya devam edin.

Unutulan haplar 2 - 4 adet ve ilk yedi günün haplarındansa yedi gün süreyle ek olarak bir bariyer yöntemle gebelikten korunun. Bu arada cinsel ilişkide bulunduysanız cinsel ilişki sonrası korunma uygulamanız gerekir.

Yedi günlük ek korunma, hangi günlerde olduğuna bakılmaksızın beş ya da daha fazla hormon içeren hap unutulduğunda da gereklidir. Bu durumda hap içmeyi unuttuğunuz günlerde cinsel ilişkide bulunduysanız cinsel ilişki sonrası korunma uygulamanız gerekir.

Beş ya da daha fazla hap unutulması halinde ya da unutulan haplar daha az sayıda ancak 14-21. günün haplarındansa ara vermeden yeni bir pakete başlamalısınız. Bu durumda 28 haplık paketlerden kullanıyorsanız, hormon içermediklerinden son yedi hapı atarak yeni pakete başlamanız gerekir.
28 haplık paketlerden kullanıyorsanız, son yedi hap hormon içermediğinden unutulması sorun yaratmaz. Unuttuğunuz hapları atıp kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

İğneler ise aylık ya da 3 aylık iki ayrı formdadır. Enjeksiyon iğne tipine göre her ay, ya da 3 ayda bir kas içine yapılarak uygulanır. Kullanımları bırakıldığında doğurganlık geri döner. Genel özellikleri haplara benzerdir. Hap kullanamayan kadınlar için iyi bir seçenek olabilir.

Hormonların hap ya da iğne şekilleri olduğu gibi kolun iç kısmına yerleştirilen ve kibrit çöpü büyüklüğünde silikon çubuklar şeklinde olanları da vardır. Kadında doğal olarak bulunan kadınlık hormonlarından yalnızca birini (progesteron) içerirler. Mekanizmaları haplara benzerdir.

Türüne göre üç ya da beş yıl boyunca gebelikten korur. Çok etkilidirler. Gebelik şüphesi olmayan herhangi bir günde, tercihen adetin ilk yedi günü içinde uygulanır. Adet kanaması miktarında azalma, ara kanamalar ve lekelenmeye neden olabilirler. Anne sütünü etkilemediği için emziren kadınlar da kullanabilir.Yine Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan (HIV/AIDS, hepatit-B, frengi, bel soğukluğu, klamidya gibi) korumazlar.

Hormonal yöntem kullanmadan önce mutlaka bir muayeneden geçip hangi yöntemin nasıl kullanılacağı hekim ve çift tarafından kararlaştırılmalıdır.

Koruyuculuk oranları doğru kullanıldıklarında % 100’e yakındır.

5. Tüplerin (kanalların) bağlanması –Cerrahi yöntem

Kadınlarda yumurtanın geçtiği rahim kanallarının kapatılması ya da bağlanması işlemidir. Genellikle laparoskopi ile yapılan küçük bir ameliyat gerektirir. Böylece sperm ve yumurtanın karşılaşması engellenir.

Geri dönüşü olmayan bir yöntemdir. Herhangi bir şekilde adet bozukluklarına ya da hormonal değişime, cinsel istek azalmasına neden olmaz. Bir daha çocuk sahibi olmak istemeyen çiftler tercih etmelidir.

Eğer çiftler daha sonra fikirlerini değiştirip tekrar çocuk sahibi olmayı arzu ederlerse tüp bebek yöntemiyle gebe kalmaları oldukça kolaydır.

Dünya çapında, cerrahi müdahale ile 200 milyondan fazla çift korunmaktadır. Türkiye’de, 1983 yılı sonrasında erkek ve kadın için cerrahi sterilizasyon (vazektomi ve tüp ligasyonu), reşit yaştan sonra kişinin isteğine göre yapılabilmektedir. Bu işlem uygulanmadan önce, kadın veya erkeğin, cerrahi işlemin kalıcı olduğu konusunda uyarılması gerektiği için, genelde doktorlar “Gönüllü Cerrahi Sterilizasyon” deyimini kullanırlar ve yazılı onay gerekir.

6. Vazektomi (erkekte sperm kanallarının bağlanması)

Vazektomi, erkeklerin testislerinde depoladıkları sperm hücrelerinin, cerrahi müdahalelerle kalıcı olarak geçişlerinin engellenmesi işlemidir.

Bu yöntem uygulandığında, kanalların eski haline getirilmesi neredeyse mümkün olmadığı için, çocuk yapmayı tamamen düşüncelerinden silmiş olanlar için uygulanan bir yöntemdir. Bu uygulamada, ameliyat sonrası geçen 3 aydan sonra, koruyuculuk devreye girmektedir.

Ayrıca ameliyat sonrasında geçen sürede, en az 20 kez erkeğin boşalması gerekebiliyor. Bu yöntem uygulandığında, ilişki için herhangi bir sorun olmamaktadır. Erkek cinsel ilişkide aynı duyarlılığa sahip olur ve boşalma sırasında çıkan sıvının görünüşünde, cinsel duyarlılık ve heyecanlarda herhangi bir farklılık gözlenmez.

Ayrıca, cerrahi işleme bağlı riskleri de çok azdır.

ABD'de ve bazı ülkelerde uygulanmakta olan "gebelik sonlandırma hapı"nın yakın bir gelecekte ülkemizde de kullanılmaya başlanması muhtemeldir.

Ancak oluşan bir gebeliği sonlandırmak asla bir korunma yöntemi olmadığı gibi halihazırda da ülkemizde bunun tek yolu kürtaj yöntemidir.

Herşeye karşın tüm korunma yöntemlerinin kullanılmasına rağmen oluşan gebeliğin sonlandırılması yani kürtaj da son adetten itibaren 10. haftaya kadar yasal bir haktır.
DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN ON-LINE RANDEVU
BÖLÜMÜMÜZDEN BİZE ULAŞABİLİRSİNİZ.
 
 
Copyright 2007 © yakuperata.com Web Tasarım